Endüstriyel tesisler olan fabrikalar, imalathaneler, laboratuvarlar ve bu tesislerin sosyal vd. alanlarından olan kıyafet değişim, lobi, toplantı odaları, açık ofis ve yemekhaneler gibi alanlarda iklimlendirme ve havalandırma gereklilikleri; bir klima santrali, dış ünite veya fcu grubundan çok daha fazlasını ifade eder. Bu ürünler ancak bir bütün olarak ve sisteme dönüşerek hizmet verebilmektedir ve tesisin tüm alanları üretim faaliyeti için zincir halkaları statüsünde olup operasyonel sürekliliğini sağlayan birer “mekanik organ” niteliğindedir. Ser Mühendislik olarak projelerimize yaklaşımımız; sadece bir cihaz tedariği değil, sistemin yaşam döngüsü boyunca sürdürülebilir bir “Sağlıklı Sistem “ oluşturmaktır.

Cihaz Odaklılıktan Sistem Odaklılığa Geçiş

Genel eğilim, cihazların katalog verileri üzerinden bir seçim ve kıyaslama yapmaktır. Ancak mühendislik hassasiyeti, cihazın kendi performansından ziyade, o cihazın içinde bulunduğu sistemle ve sistemin hizmet verdiği alanla olan entegrasyonuna odaklanır. Ser Mühendislik’in çalışma prensibi; en karmaşık ve hata payı en düşük seviyede olup hata olsa da toleransının olmadığı hassas sistemli sahalardan edindiği disiplini, iklimlendirme ihtiyacı olan tüm sektörlere aynı ciddiyetle yansıtmaktır. Unutulmamalıdır ki bir kontrol sensörünün konum hatası tüm sistemin sağlıksız çalışmasına ve sistemin hizmet verdiği kullanım alanına hedef gerekliliklerini karşılayamamasına sebep olabilmekte, bilakis sanki konforsuz bir ortam oluşturma çabasında gibi çalışmasına sebebiyet verebilir.

Bir paket ısıtma-soğutma-havalandırma çözümünün veya bir dış ünitenin verimliliği, sadece cihaz üretici teknolojisi ve kalitesiyle değil; içinde bulunduğu otomasyon senaryosuyla ve tasarım mühendisliğiyle sağlanabilmektedir.

Risk Yönetimi ve Verimlilik

Enerji maliyetlerinin imalatlardaki neredeyse ana maliyet olduğu dönemde, iklimlendirme yatırımlarında gerçek maliyet, ilk satın alma faturasında değil, satın alması yapılan sistemin çalışmasındaki enerji maliyeti faturalarındadır, küçük ve ya büyük kapasitedeki sistemlerde bu durum aynı öneme sahiptir. Bu noktadaki kıyas ve analiz çok kısa sürelerde yatırımı zarara geçirebilecek eksik mühendislik ve hatalı sistem otomasyonundan çekinme üzerine olmalıdır. Hatalı sistemler peşin olarak sürekli zarar yazmak üzere çalışmaktadır. Buda hizmet verdiği müessesenin ve yapılan yatırımından karşılık almanın aksine zarar doğurmaktadır. İşletme sürecindeki verimlilik kayıplarına ek olarak plansız duruşlar ile yanlış yatırımın maliyeti katlanarak artabilmektedir. Ser Mühendislik metodolojisi, bu riskleri henüz tasarım aşamasında elimine etmeyi hedefler:

  • Bütüncül Analiz: Standart çözümler yerine, her projede yeni bir keşif yaklaşımıyla ihtiyaçların net olarak belirlenmesi, bu ihtiyaçları karşılayabilecek sistemlerin analiz ve kritiklerinin yapılması ifadan önce yatırımın sağlıklı olması için gerekli proje süreci ve yorum zamanının tahsis edilmesi yaklaşımı benimsenmektedir.
  • Sürdürülebilir Performans: “Sistem Sağlığı” yaklaşımımız, kurulum sonrası cihazların birbiriyle uyumunu ve enerji tüketimini sürekli kontrol altında tutan bir otomasyon yapısına sahiptir.
  • Teknik Doğrulama: IQ evresinde Kurulan her birimin, OQ evresinde teorik hesaplamaları sahada fiilen karşıladığı, hassas ölçüm ve testlerle tescil edilir.

Gereksinim hassas bir proses alanı iklimlendirme ve havalandırma gereklilikleri olsun, ister bir yemekhane, lobi gereksinimi olsun; yaklaşımımız her zaman “en iyiyi yerleştirmek” değil, “sistemi en sağlıklı şekilde yaşatacak” optimizasyon mühendislik çözümünü sunmaktır. Piyasadaki uygulamalardan temel farkımız; iklimlendirmeyi bağımsız üniteler topluluğu olarak değil, bir bütünün parçası olan, yaşayan bir mekanizma olarak görmemizdir. Bu vizyon, tesislerin sadece bugününü değil, gelecekteki enerji ve bakım maliyetlerini de koruma altına alan bir güvencedir.